Geçen gece balkona çıktım. Panjuru açtım. Sigara yaktım. Dışarıya bakıyorum, bir şeyler yağıyor. Sokak lambasının ışığında süzülen karlar görünüyor. Bir yandan da arabaların üstüne pıtır pıtır yağmur yağıyor.
Düşündüm de... Yağmuru severim. Yağmurda çıkıp gezinmeyi severim, ıslanmayı severim. Karı da severim. Seyretmeyi severim, kokusunu severim, kendimi üstüne bırakmayı severim.
Zaten ikisi de (kar biraz daha fazla olmak üzere) genel olarak sevilirler. Ama şu ana kadar hiç "Karla karışık yağmuru severim" diyene rastlamadım. Ben de o gece karla karışık yağmuru sevmediğimi fark ettim. Nesini seveyim? Karaktersiz bir kere! Ne öyle ne böyle... Çakma yağış...
Hayır anlamadığım bir nokta daha var. Nasıl olup da nemin bir kısmı sıvı bir kısmı katı halde düşebiliyor? Havanın sıcaklığına göre bunların yağmur ya da kar olarak düşmesi gerekmiyor mu? Bazıları "Bu havada yağmur mu olur abi kar olcaz" demiş de diğerleri ikna olmayıp "Olum yağmur asıl bu havada olur, gör bak" demiş gibi. Aslında bu durumun bilimsel (evet!) bir açıklaması vardır ama duymak istemiyorum. Ben karla karışık yağmuru kendi içinde ayrışan sekter sol örgütlere benzetiyorum. Aynı eylemde farklı bayraklarla yürüyüp birbirine tip tip bakan embesillere...
Kar yağsın. Yağmur yağsın. Karla karışık yağmur yağmasın. Ne dersiniz, hoş olmaz mı?
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder